|
MENKUL REHNİ
I. TANIMI
Taşınır rehni Türk Medeni Kanun’unda borçluya veya üçüncü kişiye ait bir taşınır üzerinde alacaklıya tanınan mahdut bir ayni hak olarak kabul edilmiştir.
Yasada belirtilen haliyle;
“Taşınır rehni, öyle sınırlı ayni haktır ki, muaccel alacağını tahsil edemeyen alacaklıya alacağını elde etmek için başkasına ait olan rehinli taşınırı (veya hakkı) İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre paraya çevirme yetkisi verir.”
şeklinde tanımlanabilir.
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere taşınır rehni, sınırlı ayni haklardandır. Dolayısıyla borçluya ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.
Taşınır rehni, borçluya ya da üçüncü kişiye ait herhangi bir taşınır mal üzerinde kurulabilir. Rehnedilen malın zilyetliğinin, alacaklıya veya tarafların anlaşması ile üçüncü kişiye bırakılması gerekir. Menkul rehni, ancak geçerli bir alacağın varlığı ile mümkün olur. Alacakla birlikte doğar ve alacağın son bulması ile ortadan kalkar. Bu nedenle taşınır rehni, alacağa bağlı (fer’i) bir haktır. Borcun muaccel olması ile alacaklının rehni paraya çevirme hakkı doğar.
Medeni Kanuna göre borçlunun, borcunu ödememesi durumunda alacaklıya, rehinli taşınıra malik olma yetkisini veren her türlü sözleşme geçersizdir. Bu hüküm, alacaklının, rehin verenin krediye olan ihtiyacı nedeniyle zor durumundan yararlanmasını; ahlaka aykırı bir sonuç sağlamasını önlemek amacı ile kabul edilmiştir. Böyle bir durumda sözleşme geçersiz olmayıp sadece bu koşul geçersiz olur. Ancak, taraflar bu koşulu sözleşmenin varlık nedeni olarak kabul etmişlerse rehin sözleşmesi geçerli olamaz. Yalnız alacağın istenebilir duruma gelmesinden (muaccel olmasından) sonra, borçlu taşınır malın paraya çevrilmesi veya alacaklıda kalması ya da borcunu ödeyerek taşınırı geri alma haklarından birini seçebilir.
II.GENEL KURALLAR
Medeni Kanunda taşınır rehni türlerinin tamamını kapsayacak şekilde genel hükümler konmayarak, elden teslim (teslim şartlı=teslimi meşrut) rehinler esas alınıp, genel kurallar bu rehin türüne göre düzenlenmiştir. Bu kuralların diğer rehin türleri için de uygun olduğu oranda uygulanacağı kabul edilmiştir.
1.Alacağa Bağlılık Kuralı
Taşınır rehni, güvence altına aldığı alacağa bağlı (fer’i) bir hak olduğundan, alacaktan bağımsız olarak devredilemez. Rehinli alacağın temliki halinde ise rehin hakkı, alacağa bağlı olarak devralana geçer. Borcun nakli halinde ise, taşınır rehni aynen devam eder. Bununla beraber, borcu temin için rehin tesis etmiş olan üçüncü kişi ve kefilin sorumluluğu, ancak borcun nakline razı olmaları koşulu ile devam eder. Bu açıklamalarımızdan şu sonuçları çıkarabiliriz:
a)Rehin sözleşmesinin doğabilmesi için alacağın geçerli olarak doğması gerekir. Menkul rehni, eksik borçlar, örneğin ahlaka aykırı bir borcun taahhüdünden, evlenme tellallığından, kumar ve bahisten doğan alacaklar için kurulamaz. Ancak, zamanaşımına uğramış bir alacak için rehin kurulabilir. Zira, zamanaşımı borcu ortadan kaldırmaz; borç eksik bir borç haline gelir.
b)Alacak sona erince rehin de sona erer ve rehnedilmiş taşınır malın geri verilmesi gerekebilir. Taşınmaz rehninin aksine alacağın taşınır rehni ile güvence altına alınmış olması alacağın zamanaşımına uğramasını engellemez. Ancak, alacağın zamanaşımına uğraması taşınır rehnini sona erdirmez. Rehinli alacaklı, rehni paraya çevirerek alacağını alabilir. Yalnız, rehinli malın satış bedeli alacağı ödemeye yetmezse rehin açığı belgesi verilmez.
Taşınır rehni ile güvence altına alınan alacakları üç kısma ayırabiliriz:
1.sayfa |
2.sayfa |
3.sayfa |
4.sayfa |
5.sayfa
|