|
GAYRİMENKUL MÜLKİYETİ
I. GİRİŞ
İnsanlık tarihi boyunca mülkiyet hakkı her zaman sorun olmuştur. Rousseu “İlk defa bu benimdir diyerek bir toprak parçasının etrafını çeviren kimse insanlığa en büyük kötülüğü yapmıştır.” diyerek, “doğal yaşamda” mülkiyet hakkının olmadığını, insanların düşünsel anlamda “iyi” ye daha yakın olduklarını, çağımızda ortaya çıkan bütün kötülüklerin temelinde de, bireysel mülkiyetin bulunduğunu ileri sürmektedir. Bireysel mülkiyetin en belirgin şeklide gayrimenkul mülkiyetinde ortaya çıkmaktadır. Gayrimenkul mülkiyetinin en önemli özelliği tüketilememesidir.
Kızılderili reisine; “Beyazlar sizin topraklarınızı ele geçirecekler ve bunun içinde sizi öldürecekler.” denildiğinde; hayretle karşılamış ve “Topraklarımızı nasıl ele geçirirler ? Beyazlar ölümsüz mü ?” demiş. Halen kızılderililer Oklahama’nın ortasında, çadırın içinde inadım inat diyerek oturuyorlar.
“Adalet”, “Toplumsal İhtiyaçların Karşılanması” ve “Düzen” fonksiyonlarını sağlamaya yönelik olan hukukun, “Düzen” fonksiyonu içinde yer alan bir amacı da mülkiyet hakkının korunmasıdır. Kapitalist sistemin gelişmesiyle birlikte de bireysel mülkiyet hakkına verilen önem giderek artmış ve gayrimenkul mülkiyeti de değer kazanmış bulunmaktadır.
II.GAYRİMENKUL MÜLKİYETİ
Mülkiyet hakkı mal veya eşya ile kişi arasında ki bağlantıyı belirler. Bu bağlantı “Ayni bir Hak” olarak karşımıza çıkar. Yani, herkese karşı ileri sürülebilir bir haktır. Ayni hakkın karşıtı, “Şahsi Hak”tır. Şahsi hak, sadece taraf olunan kişiye karşı ileri sürülebilen hak türüdür. Örneğin, bir sözleşmeden doğan hak, o sözleşmenin tarafları arasında hüküm ifade eder. Ayni bir hak ise, aralarında herhangi bir sözleşme olmasa dahi, herkese karşı ileri sürülebilir.
Kural olarak mülkiyet hakkı malike; “Usus” (kullanma), “Furuktus” (semerelerinden yararlanma), “Abusus”, (devretme-tüketme) yetkilerini verir. Mülkiyet hakkı ona sahip olana, hakkın konusu olan eşya üzerinde ve kanunun çizdiği sınırlar içinde dilediği gibi tasarruf etmek yetkisini veren haktır. Mülkiyet hakkı ve onun sağladığı kullanma ve yararlanma yetkisi ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabilir. Örneğin; Toprak reformu kanunu, İmar Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu, Medeni Kanun 661 maddesinde belirtildiği üzere; “Bir kimse mülkünü kullanırken, komşusuna zarar verecek her türlü taşkınlıklardan çekinmeğe mecburdur.” gibi.
1. Gayrimenkulün Tanımı
Gayrimenkul “Arazi, Tapu siciline tescil edilen haklar, Madenlerdir.” dir. Tapu Kanununda arazi, “Hudutları tefrika kati vasıtalarla tahdit ve tayin edilmiş bulunan sathı zemindir.” Şeklinde tanımlanmaktadır.
Buna göre gayrimenkulü, “sınırları belirlenebilen arazi parçası” şeklinde tanımlayabiliriz.
2. Gayrimenkulün Sınırları
Çıkacak ihtilafları önlemenin yanı sıra, gayrimenkulün gerek kullanımı ve gerekse devri sırasında zorluklarla karşılaşmamak için taşınmazın sınırların belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.
1.sayfa |
2.sayfa |
3.sayfa |
4.sayfa |
5.sayfa
6.sayfa |
7.sayfa |
8.sayfa |
9.sayfa
|