Saturday, September 04, 2010
Medeni Hukuk
KEFALET

Kefalet akdi, Borçlar Kanunu Özel Hükümleri içinde yer alan, kişisel teminat sözleşmelerinden biridir.

Kefalet akdini şu şekilde tanımlayabiliriz;

“Kefalet akdi ile kefil, asıl borçlunun alacaklısına karşı asıl borcun ödenmesini taahhüt eder.”

Kefil tarafından, üçüncü bir şahsın (borçlunun) borcunun geri ödeneceği, alacaklıya karşı taahhüt edilir. Bu nedenle kefalet sözleşmesinde, üçlü bir ilişki ortaya çıkmaktadır. Ancak, asıl borçlu kefalet akdinde taraf değildir.

Kural olarak kefilin alacaklı veya borçlu dışında üçüncü bir şahıs olması gereklidir.

I. KEFALET AKDİNİN NİTELİKLERİ

1. Fer’ilik (Artçıllık - Bağlılık)
Kefalet akdi, geçerli bir asıl borca bağlı olarak hüküm ifade eder. Kefaletin temin ettiği asıl borcun dışında herhangi bir şekilde değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu niteliği gereği kefalet, asıl borç hangi sebepten olursa olsun sona erdiği takdirde, kendiliğinden sona erer.

Fer’iliğin (bağlılığın) yanı sıra, kefalet kendi hukuki sebebi, içeriği olan tamamen bağımsız bir akittir. Bu yüzden, kefil ödemede bulunurken asıl borcu değil, kendi borcunu ifa eder ve kefilin ödemesi ile asıl borç değil, kefalet borcu sona erer.

Kefalet akdinin fer’iliği, akdin özelliklerini de belirlememizi sağlar;

Geçerli bir asıl borcun bulunması zorunludur.

Bu kuralın istisnası : Hata veya ehliyetsizlik sebebiyle asıl borçlunun sorumluluğuna gidilemeyen hallerde; eğer kefil akdin borçludan kaynaklanan bu eksikliğini baştan beri biliyor ise, kefilin sorumluluğu devam eder.

Kefilin sorumluluğu, asıl borçludan daha ağır ve farklı olamaz.

Bu kuralın istisnası; asıl borçlunun konkordato ilan etmesi halinde ortaya çıkar. Konkordato tasdik edildiği takdirde, asıl borçlu konkordato ile belirlenen oranda yükümlü olurken, kefil asıl borcu ödemek zorunda kalabilir.

Alacak asıl borçluya karşı muaccel (ileri sürülebilir durumda) olmadan, kefile karşı muaccel olamaz.

Asıl borç bir şarta bağlı ise, kefil kayıtsız şartsız bir taahhüt altına giremez.

Kefalet alacağı, asıl alacaktan ayrı olarak temlik edilemez.

Kefil, asıl borçluya ait bütün def’ileri alacaklıya karşı ileri sürebilir.

Alacaklı, ihtilaf halinde sadece kefaleti değil, asıl borcun varlığını da ispat etmek zorundadır.

1.sayfa | 2.sayfa | 3.sayfa | 4.sayfa | 5.sayfa

yukarı
Konular
Genel Hukuk Teorisi
Hukukun Toplumdaki Fonksiyonları
Hukukun Kaynakları
Sivil İtaatsizlik
Banka Hukuku
Banka Hukukunun Tarihçesi
Türk Bankacılığının Gelişimi
Teminat Mektupları
Akreditif
Medeni Hukuk
Kefalet
Alacağın Temliki
Gayrımenkul Mülkiyeti ve İpotek
Menkul Rehni
Ticari İşletme Rehni
Ticaret Hukuku
Şirketler Hukuku (Kollektif - Komandit)
Anonim Şirketler
Limited Şirketler
İcra ve İflas Hukuku
Konkordato
İflas
İptal Davaları
İcra Hukukunda 89/1
Fikri Haklar Hukuku
Fikri Haklar

sizde katılın!
hukuk.gen.tr dergisinde yayınlanmasını istediğiniz yazılarınızı dergi@hukuk.gen.tr adresine gönderiniz.