|
TEMİNAT MEKTUPLARI
I. Giriş
Teminat mektubu, borçlunun muhataba karşı yüklendiği bir edimin yerine getirilmesini garanti etmek üzere, banka tarafından lehtara verilen mektuptur.
Teminat mektubu, mevcut kredi ilişkisi nedeniyle, muhataba hitaben düzenlenir. Kendisine garanti verilen kişiye “Muhatap”, lehine teminat mektubu verilen kredili müşteriye ise “Lehtar”, denilir.
Kural olarak teminat mektubu, muhatabın uğrayacağı muhtemel bir zararın tazmini için verilir. Her teminat mektubu mutlaka belirli bir riski garanti etmelidir. Her türlü borç veya fiil, garanti edilen riskin konusu olabilir. Banka, teminat mektubu ile, muhatabın zararını tazmin etmeyi taahhüt eder. Bu şekilde kredili müşteri, bankanın isim ve prestijinden faydalanarak nakit teminat vermekten kurtulur; bankada, vermiş olduğu teminat mektubu karşılığında müşterisinden bir ücret (komisyon) almaya hak kazanır; ancak, bir tazmin halinde aldığı toplam komisyonun çok daha üstünde bir tutar olan teminat mektubu bedelini ödeme riskini üstlenir.
Mektup metninde yer alan “…protesto keşidesine, hüküm istihsaline, borçlunun rızasını almaya gerek olmaksızın ilk yazılı talepte derhal ödeme …” şeklindeki taahhüt nedeniyle teminat mektupları kefalet değil garanti sözleşmesi sayılmaktadırlar. Garanti sözleşmesinin en belirgin özelliği, garanti verenin garanti alan için ortaya çıkabilecek olan belirli bir riski tekeffül etmesidir.
Garanti sözleşmesiyle garanti edilen risk; lehtarın, olumlu veya olumsuz, hukuki veya fiili belli bir davranışının taahhüt edilmesidir ki, bu davranışın gerçekleşmemesi ve beklenen sonucun ortaya çıkmaması tehlikesini garanti verenin üstlenmesidir. Risk kapsamı dışında kalan borçlar, garanti veren bankadan istenemez.
Ancak, garanti edilen riskin kamu düzenine, ahlak ve adaba aykırı olmaması veya suç oluşturmaması gerekir. Bu gibi durumlarda banka ile muhatap arasındaki garanti sözleşmesi mutlak butlanla batıl (hukuken geçersiz) olacağından, bankanın ödeme yükümlülüğü olmayacaktır.
Teminat mektubu ile garanti edilen risk, lehtar ile muhatap arasındaki ilişkiden tamamen bağımsız olmakla beraber, riski mektupta atıf yapılan sözleşme belirlemektedir. Tarafların daha sonra teminat mektubunda belirtilen sözleşme şartlarını değiştirmeleri, lehtarın yeni yükümlülükler üstlenmesi, garanti edilen riskin kapsamı dışında kalacaktır. Buna karşılık, mektupta belirtilen risk ortaya çıktığı takdirde bankanın ödeme yükümlülüğü devam edecektir.
II. Garanti Akdi ile Kefalet arasındaki Farklar
Teminat mektubunu veren banka, kendisine ait defileri ileri sürebilir. Ancak banka, garanti alanın borçluya başvurmasını engelleyen, borçluya ait defileri muhataba karşı ileri süremez. Garanti akdini kefaletten ayıran en önemli özellik de budur. Risk gerçekleşmiş ise; banka artık, mücbir sebep, kaza, beklenilmeyen hal, borcun ifasının imkansızlığı, lehtar ile muhatap arasındaki sözleşmenin geçersizliği, kötü ifa, lehtarın ehliyetsizliği, iflası, konkordato istemesi veya ölümü, borcun zaman aşımına uğraması, gibi borçluya ait defileri ileri süremeyecektir. Borçluya ait bu çeşit defileri ileri sürmek için, bankanın teminat mektubu metninde bu hususları açıkça belitmiş olması lazımdır. Ancak, asıl borçlu tarafından ileri sürülen ve onun açısından borcu sona erdiren defiler, risk olayını da ortadan kaldırıyorsa bankanın garanti yükümlülüğü son bulacak, buna karşılık borçlunun defilerine rağmen risk bir fiili durum olarak mevcutsa veya gerçekleşmişse bankanın garanti yükümlülüğü devam edecektir.
1.sayfa |
2.sayfa |
3.sayfa |
4.sayfa |
5.sayfa |
6.sayfa
|